Libya'nın deniz yetki sahalarında keşif bekleyen hidrokarbon kaynakları ile Türkiye'nin derin denizlerdeki sismik arama kapasitesi ve birikimi, iki ülkenin enerji alanında yeni ortaklıklar geliştirmesine imkan sunuyor.Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Musa el-Koni, iki ülkenin imzaladığı deniz yetki alanları mutabakat muhtırasının uluslararası hukuk ve teamülleri temel aldığını belirterek, Libya kaynaklarının büyük bölümünün henüz keşfedilmediğini ve Türkiye ile Libya'nın petrol ve doğal gaz arama ve çıkarma çalışmalarında koordinasyonu hızlandırması gerektiğini ifade etti.Libyalı uzmanlar ise anlaşmanın, hidrokarbon araştırmaları ve açık deniz sahalarının işletilmesinin yanı sıra ülkenin uluslararası yatırımlar açısından bir çekim merkezine dönüştürülmesi ve ulusal ekonominin canlandırılması gibi pek çok başlıkta stratejik imkanlar sağladığı görüşünü dile getiriyor.AA muhabiri, Libya'nın karada ve denizde önemli bölümü keşif bekleyen olası enerji sahalarını ve Türkiye'nin derin deniz sismik araştırmalarındaki kapasitesi ile deneyimini 5 soruda ele aldı.Libya'da kara ve denizlerde keşif bekleyen enerji sahaları ne büyüklükte?Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC) ile uluslararası enerji veri merkezlerinin yayımladığı raporlar, ülkenin kara ve deniz yetki sahalarının yaklaşık yüzde 70'inde bugüne kadar kapsamlı sismik taramalar ve ayrıntılı arama çalışmalarının başlatılmadığını ortaya koyuyor.
Henüz keşfedilmeyen enerji kaynaklarının önemli bölümünü ise deniz sahaları barındırıyor.NOC ile ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu tarafından paylaşılan verilere göre Libya, kanıtlanmış 48,4 milyar varil ham petrol rezervinin yanı sıra yaklaşık 1,5 trilyon metreküp doğal gaz rezervine sahip.Kanıtlanmış mevcut petrol rezervleri bakımından Libya, Afrika ülkeleri arasında ilk sırayı alırken dünyada ilk 10 ülke içinde bulunuyor.
Ülke, kanıtlanmış doğal gaz rezervleri sıralamasında ise dünya genelinde 21. sırayı elde ediyor.NOC uzmanları, ağırlıklı olarak denizlerde bulunan ve henüz keşfedilmeyen petrol sahalarının sismik taramalar yoluyla ekonomiye dahil edilmesi durumunda, Libya'nın toplam petrol potansiyelinin 90 milyar varil düzeyine çıkabileceğini öngörüyor.Libya'nın kara ve deniz yetki sahalarında keşif bekleyen petrol miktarının var olan rezervine yakın olduğu, olası doğal gaz kaynaklarının ise mevcut rezervlerin 3 katından fazla bir düzeye ulaştığı tahmin ediliyor.Türkiye'nin sismik araştırma gemilerinin sayısı ve teknik nitelikleri neler?Türkiye, açık denizde hidrokarbon arama ve sondaj alanında geliştirdiği kapasite sayesinde dünyanın en büyük ve en modern 4.
deniz enerji filosunu elinde bulunduran ülke haline geldi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Temmuz 2025'te müjdesini verdiği yeni sondaj gemilerinin de katılımıyla; Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han, Çağrı Bey, Yıldırım sondaj gemileri, Barbaros Hayreddin Paşa, MTA Oruç Reis sismik arama gemileri ve ilk yüzer doğal gaz üretim platformu Osman Gazi'den oluşan enerji filosunun gemi sayısı 9'a çıktı.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının koordinasyonunda uygulanan stratejiler kapsamında oluşturulan filo, gerek ulusal deniz yetki sahalarında (Mavi Vatan) gerekse uluslararası ortaklıklarla yürütülen kıtalararası projelerde etkin görevler üstleniyor.Yerli olanaklarla Türkiye'de inşa edilen tam donanımlı araştırma gemisi MTA Oruç Reis, 2D ve 3D derin deniz sismik araştırması gerçekleştirme kabiliyetiyle deniz tabanının altındaki jeolojik oluşumların binlerce metre derinliğe uzanan haritalarını çıkarabiliyor.Sismik arama filosuna Türkiye'nin kattığı ilk gemi olan Barbaros Hayreddin Paşa da 2D ve 3D geniş saha sismik veri toplama yeteneği sayesinde Akdeniz ve Karadeniz'de yüz binlerce kilometrekareyi kapsayan taramalar yaptı.Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han, Çağrı Bey ve Yıldırım sondaj gemileri, derin deniz sondaj çalışmalarını gerçekleştirerek bu iki sismik araştırma gemisinin faaliyetlerine eşlik ediyor.
Sismik araştırma gemilerinden elde edilen verilerden, hidrokarbon barındırma potansiyeline sahip jeolojik oluşumların tespitinde ve derin deniz sondaj faaliyetlerinin planlanmasında yararlanılıyor.Türkiye'nin sismik araştırma gemileri hangi keşiflere imza attı, nasıl bir deneyim edindi?Türkiye'nin sismik araştırma gemileri, şimdiye dek gerçekleştirdikleri başarılı keşifler ve kazandıkları operasyon deneyimi sayesinde enerji bağımsızlığı stratejisinin en kritik temel unsurunu meydana getiriyor.Barbaros Hayreddin Paşa ile MTA Oruç Reis'in Karadeniz ve Doğu Akdeniz'de sürdürdüğü kapsamlı tarama ve harita çıkarma çalışmaları, açık denizlerde hidrokarbon arama stratejisinin başarıyla hayata geçirilmesini sağlıyor.Karadeniz'de Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfine, Barbaros Hayreddin Paşa ve Oruç Reis tarafından toplanan sismik veriler sayesinde ulaşıldı.
Yeni keşiflerin eklenmesiyle Sakarya Gaz Sahası'nın toplam rezervi 785 milyar metreküp seviyesine yükseldi.Türk sismik arama filosu, Doğu Akdeniz'de deniz tabanının karmaşık ve zorlu topoğrafyasına rağmen binlerce kilometrelik sismik veri elde ederek uluslararası standartlara uygun veri işleme ve analiz kapasitesini ortaya koydu.Somali'de 234 gün görev yapan Oruç Reis, 3 farklı deniz bloğunda toplam 4 bin 464 kilometrekarelik sahadan 3 boyutlu sismik veri elde etti.
Operasyon yeteneğini küresel düzeye taşıyan filo, Türkiye'nin deniz yetki sahalarıyla sınırlı kalmayarak uluslararası anlaşmalar doğrultusunda değişik coğrafyalardaki ruhsat sahalarında da sismik tarama çalışmalarını başarıyla yürütmeye devam ediyor.Türkiye ve Libya'nın hidrokarbon arama ve işletme konusundaki anlaşmaları hangileri?Trablus'ta 3 Ekim 2022 tarihinde Türkiye ve Libya, hidrokarbon alanında işbirliğine yönelik bir mutabakat zaptına imza attı.Bu mutabakat zaptıyla, Türk ve Libyalı şirketlerin her iki ülkenin kara ve deniz yetki sahalarında, münhasır ekonomik bölge de dahil olmak üzere, ortak bilimsel ve teknik faaliyetler ile arama ve sondaj çalışmaları yürütmesi amaçlanıyor.2022 tarihli hidrokarbon işbirliği mutabakat zaptı, Türkiye ile Libya'nın deniz yetki alanlarının sınırlandırılması için 2019'da imzaladığı mutabakat muhtırasını tamamlıyor ve iki ülkeye yeni işbirliği olanakları sağlıyor.Libya'daki petrol sahalarında iç savaş öncesinden beri arama lisansları bulunan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), ülkenin Şubat 2026'da düzenlediği petrol ve gaz lisansı ihalesinde İspanyol Repsol ve Macar MOL ile kurduğu ortaklık kapsamında C3 kara bloğu ve O7 deniz bloğunun arama haklarını elde etti.Türkiye ve Libya'nın enerji alanında yeni ortaklıklar kurması bekleniyor mu?Libyalı yetkililer ile uzmanlar, Temsilciler Meclisinin Türkiye ile 2019'da yapılan deniz yetki alanları mutabakat muhtırasına onay vermesiyle, iki ülkenin enerji alanında karada ve denizde yeni ortak işbirlikleri gerçekleştirmesinin önünün tamamen açıldığını ifade ediyor.Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Musa el-Koni, deniz yetki muhtırasının Temsilciler Meclisince onaylanmasının, Libya'daki projeler açısından Türkiye'ye kapıları bütünüyle açacağını belirtti.Türk enerji şirketlerine seslenen Koni, "Türkiye bu noktada temel bir ortak olacaktır.
Diğer ülkelerden önce davranmasını umuyorum; çünkü bilinen büyük Türk şirketlerinin, tam da bu dönemde petrol ve gazın çıkarılması ve pazarlanmasına katkı sağlamak üzere Libya'nın her bölgesinde yer almasını bekliyoruz." açıklamasında bulundu.Libya'nın kara ve deniz sahalarındaki henüz kanıtlanmamış büyük hidrokarbon potansiyeli ile Türkiye'nin derin deniz sismik araştırmalarındaki kapasitesi birlikte değerlendirildiğinde, iki ülkenin enerji sektöründe yeni ortaklıklara ve işbirliklerine yönelmesi bekleniyor.

